Dermatoloji dünyasında son yılların en çok üzerinde durulan konularının başında epidermal bariyer bütünlüğü geliyor. Stratum corneum olarak adlandırılan cildin en dış tabakası, vücudu dışarıdan gelecek patojenlere, alerjenlere ve çevresel toksinlere karşı koruyan bir kalkan görevi görür. Bu kalkanın hücresel yapısı (keratinositler) ve aralarını dolduran lipid harcı (seramidler, kolesterol ve yağ asitleri) bozulduğunda, tıp literatüründe Transepidermal Su Kaybı (TEWL) olarak bilinen durum meydana gelir.
Klinik çalışmalar; akne, rosacea (gül hastalığı), atopik dermatit (egzama) ve erken yaşlanma belirtilerinin temelinde bariyer hasarının yattığını göstermektedir. Cilt sağlığını korumak ve mevcut dermatolojik tedavilerden maksimum verim almak için agresif asitlerden, pH dengesi bozuk temizleyicilerden uzak durulmalı; seramid, hyalüronik asit ve niasinamid gibi bariyer onarıcı fizyolojik lipidler içeren medikal formülasyonlara ağırlık verilmelidir.